Yaşlanıyorum. Ebeveynlerim de yaşlanıyor ve sanırım bu durumdan herkes nasibini alıyor. Bu süreç, gençlik pınarı bulunana ve herkese bu sudan dağıtılana kadar da böyle devam edecek. İşin şakası bir yana, aile üyelerimden biri geçici bir durum nedeniyle yürüteç kullanmak zorunda kaldı ve bu dönemde tatil süreci benim için bambaşka bir deneyime dönüştü.
Erişilebilirlik gereksinimlerini yaşayana kadar fark edememek aslında çok doğal. Eğer herhangi bir erişim engeliniz yoksa, etrafınızdaki herkes rahatça yürüyor veya koşturuyor gibi görünebilir; siz de adeta bir at gözlüğü takmış gibi, erişilebilirlik ihtiyacı olanları fark etmeyebilirsiniz. Şu ana baktığımda sanırım ben o aşamayı atlatabildim. Artık çevreme çok daha farkında yaklaşıyorum. Özellikle tatil dönemlerinde otel veya başka yerler için rezervasyon yaparken; tesislerin erişilebilir odaları olup olmadığını, koridorların yürüme destek cihazı ya da tekerlekli sandalye kullananlar için yeterli alan sunup sunmadığını mutlaka kontrol ediyorum. Haliyle bu tür araştırmaları derinlemesine yaptığınızda, belirli standartlar mevcut olsa bile çoğu işletmenin bu konuda hâlâ kendini tamamlamaya çalıştığını görüyorsunuz.
Bu yaz bir otele gittik. Rezervasyon yaparken her şeyi kontrol ettiğimizi düşünmüştük. Odaların yürüme destek cihazıyla ulaşılabilir olup olmadığını, plaja erişim imkânlarını tek tek sorduk. Her soruya aldığımız cevap "Evet, tabii ki hepsine sahibiz" şeklindeydi. İhtiyaçlarımızı açıkça belirterek odalarımızı ayırttık. Güneye doğru yol alırken, yaptığımız tercihten ötürü mutlu bir şekilde yolculuğumuzu tamamladık. Ancak otele vardığımızda bizi büyük bir sürpriz bekliyordu: Tesiste erişilebilir bir giriş yoktu, bize gösterilen odalar erişim kısıtlaması olan insanlar için tasarlanmamıştı ve plaj girişinde kolayca düşebileceğiniz kadar dik bir rampa bulunuyordu.
Pek çok otel rezervasyonu, tam da bu tür hayal kırıklıkları ve yapısal sorunlar nedeniyle son anda iptal edilebiliyor. Biz de başka bir otele geçmek için rezervasyonumuzu iptal etmek üzereydik; ancak otel yönetimi bir çözüm yolu bulmaya çalışarak bize daha erişilebilir bir oda tahsis etti. Yine de plaj girişindeki sorun varlığını koruyordu. Aile üyemin durumu bu aksaklıkları bir şekilde idare edebilecek düzeydeydi; fakat bizim yerimizde durumu çok daha hassas olan biri olsaydı, bu tatil onun için tam bir eziyete dönüşebilirdi. Rezervasyonu tamamen iptal edip gitmediğimiz için aslında kendimi hâlâ biraz kötü hissediyorum. Ancak bu durum sadece bize mahsus değildi ve kararları tek başıma vermediğim için son tercihi aile üyelerime bırakmıştım. Sözün kısası, tatilimiz ortalamanın üzerinde iyi geçti. Yalnız, bizden sonra gelecek ve erişim desteğine ihtiyaç duyacak insanların da aynı problemleri yaşayabileceği gerçeği kafamı kurcalamaya devam ediyor.
Bunlara ek olarak, erişilebilirlik hususunda tanık olduğum başka bir hikayeyi daha paylaşmak istiyorum. Bu yaz çevremdeki binalardan birinin önüne yeni bir kaldırım döşendi. Hiç kullanılmayan süs havuzunu kaldırıp yerine şık bir taş yol yapmaya karar verdiler. Ne yaptıklarını adım adım izlerken içimden, "Burası bayağı güzel olacak. Acaba erişilebilirliği nasıl halledecekler?" diye düşünüyordum. İşin sonunda, rahatça bir erişim rampası kurulabilecek yüksek kenarlar olmasına rağmen hiçbir zaman o rampayı yapmadılar. Sonuç tam bir hayal kırıklığıydı. Çok güzel tasarlanmış, pürüzsüz ve temiz görünen taş bir yol vardı; ancak rampa olmadığı için bütün bu estetik güzellik bir anda anlamını yitiriyordu. Bu gibi olaylarla karşılaştıkça, erişilebilirlik çizgisinin toplumda nerede çekildiğini daha iyi anlıyorum ve bazı şeylerin artık kökten ele alınması gerektiğini düşünüyorum.
Bu olaylardan çıkardığım net sonuç şudur: Herhangi bir alanda erişilebilirlik, isteğe bağlı bir lüks ya da tercih değildir; aksine hayati bir zorunluluktur. Bence erişilebilir tasarımlara ulaşmak ve bunları uygulamak çok daha kolay olmalı. Bilgi, donanım ve imkanlar çoğu yerde mevcut olmasına rağmen ne yazık ki gözardı edilebiliyor. Bu gerçekleri hayatımda bu kadar geç fark etmiş olmak benim için bir mahcubiyet kaynağı olsa da, artık bu eksiklikleri görmezden gelmiyorum ve göz yummuyorum.
Fotoğraflar
Kapak: MAK, Yürüteç - Mobio Marketing, At - Chelsey Marques